Son Dakika :

24 milyon sürücü ya 89 lira ödeyecek ya da 423 lira

Trafik kanununda yapılan değişiklikle 24 milyon sürücü yeni ehliyet almak için 89 lira değerli kağıt parası ödemek zorunda kalacak. Zamanında değişiklik yapmayanlar ise 89 liralık değerli kağıt bedelinin yanı sıra 334 liralık da harçla birlikte toplam 423 lira ödeyecek.

24 milyon ehliyet sahibine kötü haber. Trafik Kanununda yapılacak değişiklikle eski ehliyetler tarih olacak. Ehliyeti olan vatandaş, yeni ehliyet almak için 89 lira değerli kağıt bedeli ödemek zorunda kalacak. Zamanında bu değişikliği yapmayan sürücüler ise, 'ilk kez ehliyet alacak kişi' muamelesine tabi olacak ve ehliyet sınıfına göre 110 lira ila 556 lira arasında değişen oranda harç ödeyecek. Böylece B grubu bir ehliyet sahibi zamanında ehliyetini değiştirmez ise 89 liralık değerli kağıt bedelinin yanı sıra 334 liralık da harçla birlikte toplam 423 lira ödemek zorunda kalacak.

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Öngören Yasa Teklifi, Trafik Kanunu'nda da önemli değişiklikler getiriyor. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen teklif, Genel Kurul gündemine gelmeyi bekliyor. Teklifin yasalaşması halinde, halen 24 milyon sürücünün, ehliyetlerini yönetmelikle belirlenecek süreler içinde yenisiyle değiştirmeleri gerekecek. Bu süre içinde ehliyetini değiştirenlerden harç ücreti alınmayacak. Ancak 89 liralık değerli kağıt bedeli ödenmesi gerekecek. Süresi içinde bu değişimi yapmayan sürücüler ise ilk kez ehliyet alıyor, gibi işlem görerek araç sınıfına göre 110 lira ile 556 lira arasında değişen harç bedellerini de ödemekle yükümlü olacaklar. Örneğin en yaygın sürücü belgesi grubu olan B grubunda harç tutarının 334 lira olduğu düşünüldüğünde, sürücünün ödemesi gereken tutar 89 liralık kağıt bedeliyle birlikte 423 liraya ulaşacak. D,E ve G sınıfı ehliyetlerde ise bu tutar 556 liraya ilaveten 89 lira olacak.

CHP Milletvekilleri Aydın Ayaydın, izzet Çetin ve Musa Çam, teklife ilişkin karşı oy yazılarında bu düzenlemeye karşı çıkarak, mevcut sürücülerden yenileme işlemi sırasında 89 liralık değerli kağıt bedelinin de alınmaması gerektiğini vurguladılar. "Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğine yönelik olarak atılan bu doğru adım, mali hesapların
gölgesinde kalmamalı, sürücü belgesi yenilemelerinde değerli kağıt bedelinin de alınmaması kanunen temin edilmelidir" notunu düştüler.

KENDİ SINIFINDA ARAÇ KULLANMAYANA 700 LİRA YENİLEMEYENE İSE 343 LİRA CEZA

Yasa değişikliği teklifiyle, artık ömür boyu ehliyet dönemi de sona erecek. Yönetmelikle belirlenecek süreler içinde ehliyetlerin yenilenmesi gerekecek. Bu sürelere uymayan sürücülere 343 lira para cezası verileceği gibi; ehliyetlerine de el konulacak ve ilk kez ehliyet alıyormuş muamelesi görecek.

Ehliyetinin geçerli olduğu sınıf dışında araç kullananlara ise 700 lira tutarında para cezası verilmesini öngören yasa teklifiyle; bu aracın sahibi de aynı cezaya muhatap kalacak.

POLİS SAĞLIK KONTROLÜ DE YAPACAK!

Trafik polisinin, sürücünün sağlığında araç kullanımına engel teşkil edecek bir durum fark etmesi halinde, kişinin sürücü belgesine geçici olarak el konulacak ve sağlık kuruluşundan muayenesi istenecek. Sürücülüğe engel bir durumu yoksa belgesi geri verilecek. (Aysel ALP/Hürriyet)

Sabancı, marketler zincirini sattı!

Sabancı, DiaSA'nın yüzde 40'ını 51,8 milyon dolara Şok'a sattı.

Konuyla ilgili olarak Kamuoyu Aydınlatma Platforum’na (KAP) yapılan açıklama şöyle:

“Diasa Dia Sabancı Süpermarketleri Ticaret AŞ’nin sahip olduğumuz % 40 hissemizin tamamının Şok Marketler Ticaret A.Ş.’ye satışı 1 Temmuz 2013 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Satış bedeli 51.887.676,40 TL tahsil edilmiştir. Bedel 30.06.2013 tarihinde düzenlenecek mali tablolara göre uyarlanacaktır.” (Sözcü)

İşte İstanbul'daki pide fiyatı

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB) Başkanı Faik Yılmaz, düzenlediği basın toplantısıyla İstanbul'da pide fiyatını açıkladı.

Yılmaz, 2008'den beri pide fiyatlarına zam yapmadıklarını ve bu yıl fırıncılar odasının talebi üzerine inceleme yaptıklarını belirtti. Faik YIlmaz. "300 gram pideyi 1,5 liradan satışa sunmaya karar verdik. 2008 yılından beri 400 gramdı. 100 gram düşürdük ve 1,5 liradan satışına karar verdik" diye konuştu.

İstanbul'da 300 gramlık pidenin her herde aynı fiyata satılacağını dile getiren Yılmaz, ancak yumurtalı, susamlı ve çörek otlu pidelerin fiyatlarının değişebileceğini ifade etti. (DHA)

İstanbullular en çok bu ilçede yaşamak istiyorlar!

İşte İTO'nun araştırma sonuçları..

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) İstanbul Halkı Konut Eğilimleri Araştırması’na göre, İstanbul’da ikamet edenlerin yaşamayı en fazla istediği ilçelerin başında Üsküdar geliyor. Adalar, Çatalca ve Silivri gibi merkeze uzak ilçeler daha az tercih ediliyor. Araştırmaya göre bireylerin yüzde 71.8’i az katlı binaların olduğu bir çevrede ikamet etmek isterken, yüzde 21.9’luk kısmı ise geleneksel bir mahallede oturma özlemi duyuyor.

Araştırma İstanbul’da yaşayan bireylerin yüzde 93.7‘sinin apartman tarzı büyük yapılardan hoşlanmadığını gösteriyor. Kişilerin yüzde 64.3’ünün kira ödemediği İstanbul’da, ikamet edilen çevrenin güvenli olduğunu söyleyen yüzde 66.3’lük bir kesim varken, güvenli olmadığını beyan eden bireylerin oranı ise yüzde 33.7. (haberturk)

Bankaların bu kesintisine dikkat!

Merkez Bankası, kredili mevduat hesabından çekilen paranın faizini sınırladı. Ancak bazı bankalar bu hesaptan para çeken müşterilerinden Bankacılık Hizmet Geliri adı altında para kesmeye başladı

Milliyet Gazetesinden Kadife Şahin’in haberine göre, sektördeki bazı bankalar Merkez Bankası’nın (MB) kredili mevduat hesabı faizlerine sınırlama getirmesinden sonra yeni bir uygulama başlatarak kredili mevduat hesabından para kullanan müşterilerinden ‘Bankacılık Hizmet Geliri’ adı altında para kesmeye başladılar.

Maaş müşterilerine maaşlarının belli oranlarında (tek hesap, avans hesap, kurtarıcı hesap...) hazır kredi kullandıran bankalar, % 5’lere varan oranlarda faiz alıyorlardı. MB’nin verdiği bilgilere göre kredi kartları ile benzerlik taşıyan KMH’ların bankacılıktaki hacmi 10 milyar Türk Lirası seviyesine ulaştı.

Merkez Bankası mayıs ayında çıkardığı tebliğ ile kredili mevduat hesabı (KMH) faiz oranlarına üst sınır getirdi. Düzenlemeye göre KMH faizleri kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami ve gecikme faiz oranlarını geçemeyecek. MB’nin yeni uygulamasında aylık azami faiz Türk Lirası için % 2.22, ABD Doları için % 1.70 ve euro için % 1.64.

Ancak kredi faizleri ile mevduat faizi arasındaki kâr marjları daralan sektördeki çoğu yabancı ortaklı ve kimi de tamamı yabancı sermayeli bazı bazı bankalar, avans kredi kullanan müşterilerinden MB’nin belirlediği faizi alırken bunun yanında Bankacılık Hizmet Gelirleri adı altında BHG de kesiyor.

Bonus şartı KMH

Müşteriler bunu ekstrelerinde fark edip itiraz ederse paralarını geri alabiliyorlar. Ancak bu geri ödeme müşterilerin uzun süre banka çalışanlarıyla tartışma yaşamasından sonra mümkün olabiliyor. Sektörde şu an altı banka müşterilerinin mevduat hesabınran BHG kesintisi yapıyor. Banka müşterilerinin verdiği bilgiye göre 800 liralık kredili mevduattan 700 lira kullanıldığında 35 lira faiz kesintisinin yanı sıra bu rakama yakın tutarda da BHG kesiliyor.

Bazı bankalar son dönemlerde maaş müşterisi kazanmak için 300 liralık bonus vermeyi vaad ediyor. 300 liralık bonusun şartı ise kredili mevduat hesabı açmak.

Vatandaş ne yapmalı?

Kredili mevduat hesabını kullanan banka müşterilerine, hukuk uzmanları şu öneride bulunuyor: Bankalarından hesap ekstrelerini alıp BHG ya da ‘Bankacılık Hizmet Geliri’ adı altında bir kesintinin olup olmadığını kontrol etmek.

Bankaların kârı düşüyor

Müşteri şikayetlerine yol açan bu uygulamanın daralan kâr marjlarından kaynaklandığı belirtiliyor. Şubelerin hedef rakamlarını tutturmaları için kapanan bir gelir kapısının yerine yeni bir yola başvurduğu iddia ediliyor. (Gazetevatan)

Ne kadar fazla vergi ödeyeceğiz?

YENİ vergi tasarısı açıklanınca, Hürriyet okurlarından da sorular yağmaya başladı.

En çok merak edilen konu, banka mevduat faizi, repo, fon, döviz tevdiat hesabı, Hazine bonosu, devlet tahvili faizi ve ücretlerin beyanı ve ödenecek vergilerle ilgili. İşte sorularınız cevapları...

FAİZLERİN VERGİSİ YÜZDE 35’E Mİ ÇIKIYOR?

SORU: Maliye Bakanı’nın açıklamasına göre, birden fazla geliri olan ve bunların toplamı 160 bin lirayı aşanlar, beyanname verip, yüzde 35’i bulabilen gelir vergisi ödeyeceklermiş. Bu olaya banka mevduat faizi, repo, döviz tevdiat hesabı, Hazine bonosu ve devlet tahvili faizleri dahil mi? Dahilse yandık, yüzde 10-15 stopaja tabi bu gelirler için yüzde 20-25 vergi mi ödenecek?
Necati Ok - İSTANBUL

YANIT: Rahat olun. Bu sıraladıklarınız “menkul sermaye iradı” sayılan gelirlerdir. Menkul sermaye iradı ve menkul sermaye değer artışı kazançları bu kapsamda değil. Örneğin 12 bin lira konut kira geliri, 200 bin lira Hazine bonosu faiz geliri olan Neriman Teyze, sadece 12 bin lira “konut kira gelirini” beyan edecek.

160 BİN LİRAYI AŞAN KİRA VE MAAŞ GİBİ GELİRLER

SORU: 160 bin lirayı aşan kira ve maaş gibi gelirlerin yeni tasarıya göre nasıl beyan bir örnekle açıklar mısınız?
Cem Çelik - ANTALYA

YANIT: Maliye Bakanı’nın açıklamasına göre; “Kira ve maaş gibi birden fazla kaynaktan gelir elde edip, elde ettiği yıllık gelirlerin toplamı 160 bin liranın (yani aylık 13.3 bin liranın) üzerinde olanlar, beyannameye tabi olacak. Bu tutar Bakanlar Kurulu’nca 80 bin liraya (yani ayda 6.666 TL’ye) indirilebilecek veya 320 bin liraya yükseltilebilecek.”
ÖRNEK: Emre Bey’in yıllık geliri;
- Ücret: 48.000 TL
- Konut kira geliri: 120.000 TL
TOPLAM: 168.000 TL
Mevcut sisteme göre, ayrıca ücret gelirleri beyan edilmiyor. Kiranın da yüzde 25’i “götürü gider” olarak indiriliyor.
Tasarıya göre, bu gelirlerin tamamı beyan edilecek. Yüzde 25 götürü gider de düşülemeyecek.
Şu anda 160 bin lirayı aşan gelir yüzde 35 gelir vergisine tabi
Emre Bey’in yeni tasarıya göre 16 bin TL fazla vergi ödemesi gerekiyor.

RESSAM VE HEYKELTIRAŞA YÜZDE 35 VERGİ OLUR MU?

SORU: Yeni vergi tasarısı ile “telif kazançları istisnası” kaldırılıyormuş. Belli tutarın üzerine beyan mecburiyeti getirilip, yüzde 35’i bulabilen gelir vergisi alınacakmış. Olacak iş mi bu? Milyarlarca lira kazanç elde eden bankalar ve büyük şirketler, yüzde 20 kurumlar vergisi ödüyorlar. Yazar, ressam, bestekâr, heykeltıraş, hattat ve mucitlerden de yüzde 17 (o da brüt gelirlerinden) vergi kesiliyor. Bunun neresi reform? Bu ülkede sanata ve bilime verilen değer yüzde 35’i bulabilen vergi
almak mı?
Cemil Topuz - İSTANBUL

YANIT: Açıklanan metin, adından da fark edileceği gibi bir vergi tasarısı. Ortada henüz kesinleşmiş bir yasa yok. Aslında, sanatçıya ve yazara verilen “imtiyaz” yoktu. Brüt gelirden zaten yüzde 17 vergi ödeniyor. Belirttiğiniz gibi, şirketlerle kıyaslandığında, bu oran düşük bir oran değil. Temizel’in Maliye Bakanlığı döneminde böyle bir yasa çıkartılmış ama büyük tepkiler üzerine iptal edilmişti. Bakanlar Kurulu, Plan Bütçe Komisyonu veya TBMM genel kurulunda, kaldırılabilir.

İŞ YERİ KİRASINA ÇİFTE VERGİ ARTIŞI MI?

SORU: Yeni vergi tasarısını okudum. İşyeri kira
geliri elde edenlere “çifte vergi artışı” geliyor gibi. Doğru mu?
Mert Kahraman - İZMİR

YANIT: Çifte vergi artışı demeyelim ama ona yakın, bazı durumlarda daha ötesi bir sonuç ortaya çıkıyor.
1. İşyeri kira gelirlerinde, yüzde 25 götürü gider düşülebiliyordu. Tasarıya göre bu kalkıyor. Bu yüzde 25’in de yüzde 35’i bulabilen gelir vergisi ödenecek.
2. Yüzde 25 götürü gider kaldırılınca, “vergi matrahı” yani verginin üzerinden hesaplandığı tutar yükseliyor. Bu da vergi tarifesindeki artan oranlılık nedeniyle, ödenecek gelir vergisini artırıyor.
3. Kira geliri beyan edenin ücret geliri varsa, onu da dahil ediyor. Daha önce vergilendirilen ücret geliri için “fark vergi” alınacak.

GAYRİMENKUL SATIŞINDA ENFLASYON NE OLACAK?

SORU: Gayrimenkuller, 10 yıl sonra da satılsa gelir vergisi ödenecekmiş. Peki.. 8 yıl önce aldığımı sattığım zaman, hepsi kazanç mı olacak. Bu ülkede enflasyon yok mu, olacak iş mi bu?
Pınar Yıldırım - BURSA

YANIT: Sakin olun, olay bildiğiniz gibi değil. Tasarıya göre, gayrimenkul satış kârı hesaplanırken;
Enflasyona göre, maliyet düzeltmesi yapılacak.
Elde tutma süresi içinde yapılan “maliyet artırıcı harcamalar” maliyete eklenecek.

BORSAYA VERGİ VAR MI?

SORU: Arka arkaya
yeni vergiler geliyormuş. Beni “borsa kazançları” ilgilendiriyor. Yılda 2-3 milyon lira kazancım var. Ben de mi vergi ödeyeceğim.
Zeliha Özcan - ANKARA
YANIT: Rahat olun, size vergi yok. Borsada 10 milyon lira hatta 100 milyon lira kazanılsa dahi, 100 lira gelir vergisi yok. (Şükrü Kızılot/Hürriyet)

Bu haber binlerce emekliyi ilgilendiriyor

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu’ndan (YHGK) emekli olduktan sonra kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmaya başlayan binlerce emekliye kötü haber geldi. Kurul, emeklilik aylığı alanların bu aylıkları kesilmeden bir kamu kurum ve kuruluşunda görev yapamayacaklarına, fiilen çalıştıkları dönemdeki emeklilik aylıklarının ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nca (SGK)kesilip yersiz ödenen aylıkların da geri alınması gerektiğine karar verdi. Kurul, mahkemenin "Kamuda çalışmaya başladığını SGK’ya bildirdi, kaçak çalışmadı" diye verdiği aksi yöndeki Ankara 19. İdare Mahkemesi’nin direnme kararını da oybirliği ile bozdu.

SGK 38 BİN LİRAYI GERİ İSTEDİ

Dava dosyasına göre mühendis olan N.B 28 Ekim 1976’da Emekli Sandığı’na tabi çalışmaya başladı ve hizmet birleştirmesi yaparak Eylül 1997 tarihinde emekli oldu. 15 Kasım 1998 tarihinde ise Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı (TKB) ve SSK’ya bildirerek çalışmaya başladı. TKB Personel Genel Müdürlüğü, 1998 yılında göreve başlayan N.B’ye 2005 yılında yürürlüğe giren kamuda çalışmaya başlayan emeklinin maaşının kesileceğine ilişkin 5335 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonra işe girenleri kapsadığını bildirdi. SGK ise yasaya dayanarak, N.B’ye, maaş ödemeyi durdurdu. 1 Ocak 2005 ve 20 Ekim 2009 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen 38 bin 408 lira maaşı da geri ödemesini istedi. N.B, SGK’ya Ankara 19. İş Mahkemesi’nde dava açtı.

MAHKEME: KAÇAK ÇALIŞMASI YOK MAAŞ KESİLMESİN

Mahkeme N.B’nin davasını kabul etti. SGK’ca yapılan maaş kesme ve 38 bin 408 liralık aylığın geri alınması işlemini iptal etti. 27 Ocak 2010 tarihli kararda, özetle şöyle denildi:

ÇALIŞMA SÜRESİ GEÇERLİ Mİ?

"5335 sayılı kanunda ‘herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin kamuda görev yapamazlar’ hükmü öngörülmüştür. Anılan yasa hükmünde yaşlılık aylığı alanların yasada belirtilen kuruluşlarda çalışamayacakları öngörülmüş olup bu yasa uyarınca tartışılması gereken husus anılan yasaya rağmen yaşlılık aylığı bağlanan sigortalıların belirtilen kuruluşlarda geçen çalışmalarının geçerli olup olmadığıdır.

YAŞLILIK AYLIĞININ KESİLMESİNİ GEREKTİREN DURUM YOK

Dava konusu uyuşmazlıkta tartışılması gereken husus ise yaşlılık aylığı alan sigortalının aylık bağlandıktan sonra gerçekleşen çalışmalarının iptal edilip edilmemesi değil 506 sayılı SSK Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilmesi gerektiren bir durum bulunup bulunmadığıdır. Somut olayda yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra davacının kaçak çalışmasının bulunmadığı tüm kesenekler ödenmek suretiyle Emekli Sandığı’na tabi çalışmasının bulunduğu hal böyle olunca yaşlılık aylığının durdurulmasını gerektiren bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne.

İŞLEME İPTAL

Davacının alamadığı yaşlılık aylığının 1 Ocak 2005 tarihi itibarıyla iptal edilmesine ve 1/1/2005 ile 20/10/2009 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen yaşlılık aylığı sosyal yardım zammı tutarı 38 bin 408,38 liranın davacı adına borç kaydedilmesine ilişkin 9/10/2009 tarihli kurum işleminin iptaline karar verilmiştir."

YARGITAY BOZDU: MAAŞ KESİLİR, ÖDENEN GERİ ALINIR

Davalı SGK’nın temyizi üzerine ise Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 10 Ekim 2011’de mahkeme kararını bozdu. Mahkeme kararının aksine, 5335 sayılı düzenlemenin geçerli olduğuna, herhangi bir yasal boşluk dönemi olmadığına vurgu yapılan bozma kararında özetle şöyle denildi:

"Açıklanan yasal süreç ve düzenleme karşısında herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların bu aylıkları kesilmeksizin 5277 ve 5335 sayılı kanunlarda belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarında herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılmayacakları ve görev yapamayacakları belirgindir. Bu yasal düzenlemeye aykırı biçimde çalışılması durumunda; çalışanların fiilen çalıştıkları dönemdeki emeklilik veya yaşlılık aylıklarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesilmesi ve yersiz aylıkların istirdadı sözkonusu olacaktır.

MAHKEME İPTAL ETMELİYDİ

Davaya konu somut olayda davacının 1/11/1997 tarihinden bu yana davalı SGK’dan yaşlılık aylığı almakta olduğu ve 15/11/1998 tarihinden itibaren Tarım ve Köyişleri Bakanlığı nezdinde mühendis olarak çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 1/1/2005 tarihinden 20/10/2009 tarihine kadarki dönemde ödenenen yaşlılık aylığı miktarları tespit edilirek, bu miktar yönünden davanın reddi gerekirken, 506 sayılı Yasa’nın 63. maddesi uyarınca yaşlılık aylığının durdurulmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir"

MAHKEME DİRENDİ KURUL BOZDU

Mahkemenin ilk kararında, direnmesi üzerine dava YHGK’nun önüne geldi. Kurul mahkemenin direnme kararını da Daire kararı doğrultusunda oybirliği ile bozdu. (Hürriyet)

Futbolculara sanatçılara vergi şoku!

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gelir Vergisi'nde kendisine ilişkin özel bir düzenleme yoksa herkesin genel hükümlere tabi olacağını vurgulayarak, "Gelir ile artan oranlı bir vergi söz konusu olacaktır. Dolayısıyla futbolcu veya gündeme getirilen diğer hususlarda genel düzenleme söz konusu olacak" dedi.

Bakan Şimşek, Bakanlığın Toplantı Salonunda “Gelir Vergisi Kanun Tasarısı"nın tanıtımı için düzenlediği basın toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Şimşek, vergilendirmede mesleki bir sınıflama yapılıp yapılmadığına ilişkin soru üzerine, söz konusu kanun tasarısında özel bir düzenlemenin olmadığı durumlarda genel hükümlere tabi olunacağını söyledi. Tasarıda özel düzenlemelerin yok denecek kadar az olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Birçok soruya cevap anlamında söylüyorum, özel bir düzenleme yoksa ki bunları sınırladık genel hükümlere tabi olunacak. Burada geliri ile artan oranlı bir vergi söz konusu olacaktır. Yüzde 15'ten başlayan en yüksek yüzde 35'te biten bir gelir vergisi oran uygulamamız zaten var. Dolayısıyla futbolcu veya gündeme getirilen diğer hususlar olsun bu hususlarda genel düzenleme söz konusu olacaktır" dedi.

Kira gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin soru üzerine Şimşek, şuanki mevzuatta şirketlere 2 yıldan sonra yüzde 75'lik bir istisnanın söz konusu olduğunu, kendilerinin bu istisnayı 2 yıldan sonra yüzde 40, 3 yıldan sonra yüzde 50, 4 yıldan sonra yüzde 60, 5 yıldan sonra da yüzde 75 olarak yeniden tanımladıklarını ifade etti.

Şimşek, gayrimenkul satış karı hesaplanırken, enflasyona göre maliyet düzenlemesi yapılacağını vurgulayarak, elde tutması süresi içerisindeki maliyetl artıcı harcamalarında maliyete ekleneceğini bildirdi. Modern bir düzenleme yaptıklarına dikkati çeken Şimşek, artık yüzde 100'lük istisna dönemlerinin geride kaldığını, aşamalı bir geçişin söz konusu olduğunu dile getirdi.

Yüzde 75'ten fazla bir istisna söz konusu olmayacak

Şimşek, vatandaş açısından bakıldığında da eskiden 5 yıl tutulan gayrimenkulden elde edilen kazançtan tamamen istisnanın söz konusu olduğunu anımsatarak, "Şimdi sadece temel konut diye tarif ettiğimiz bir tek konut üzerinden 5 yılı beklemeksizin ne zaman satarsanız satın o istisna söz konusu olacak ama yeni konut almanız koşuluyla. Birden fazla konut alım-satımı söz konusu ise bu durumda hiçbir şekilde yüzde 100'lük bir istisna yok. Burda da yine kademeli olarak bir istisna sunuyoruz, o çerçevede biz yeni bir düzeneme yapmış oluyoruz. Kademeler burda kurumlarla aynı yani 2 yıldan sonra yüzde 40, 3 yıldan sonra yüzde 50, 4 yıldan sonra yüzde 60, 5 yıldan sonra da yüzde 75. Bakanlar Kurulu'nun bunları da değiştirmesi söz konusu olacak" ifadelerini kullandı.

Hiçbir şekilde yüzde 75'ten daha fazla bir istisnanın söz konusu olmayacağını belirten Şimşek, gayrimenkul satış karı hesaplanırken enflasyona göre bir maliyet düzenlemesi yapılacağının altını çizdi. Şimşek, bu süreçte maliyeti artışı harcamaların da dikkate alınacağını bildirdi.

Kira gelirlerinde ya yüzde 25'lik otomatik olarak götürü gider metodunun seçildiğini ya da gerçek giderin ortaya konularak hesaplandığını hatırlatan Şimşek, "Şuanda biz işyerleri, arazi arsalar ve 52 bin liranın üzerinde konut geliri hasılatı elde edenler için, yüzde 25'lik götürü gider ugulamasına son veriyoruz. 26 bin ile 52 bin lira arasında konut kiralarında götürü gider yüzde 15'e indiriliyor, 26 bin liraya kadar konut kirası elde edenler için ise yüzde 25 olarak uygulanmaya devam edilecek. Kayıtlı ekonomi için gerçek giderler indirilebilecek" bilgisini verdi.

Şimşek, bu konunun önemli olduğunu belirterek, gerçek gider uygulamasına giderek vergi güvenlik müessesesi yönünde bir adım atmış olduklarını dile getirdi. Mevcut durumda şirketlerin iştirak hissesi satışında, kurumlarda 2 yıldan sonra yüzde 75'lik kişilerde ise yüzde 100'lük bir istisnanın söz konusu olduğunu kaydeden Bakan Şimşek, şimdi herkes için 2 yıldan sonra yüzde 40, 3 yıldan sonra yüzde 50, 4 yıldan sonra yüzde 60, 5 yıldan sonra yüzde 75'lik bir istisnanın söz konusu olduğunu vurguladı.

Şimşek, borsaya kote edilmemiş hisse senetlerinde kişilerde yüzde 100'lük istisnanın söz konusu olduğunu anımsatarak, şimdi borsaya kote hisse senetleri için 2 yıldan sonra yüzde 60, 3 yıldan sonra 70, 4 yıldan sonra yüzde 80, 5 yıldan sonra yüzde 90'lık bir istisnanın, kote etmeyi teşvik eden bir uygulamanın söz konusu olduğunu dile getirdi. Şimşek, gerçek kişiler için borsaya kote hisse senetlerinin bir yıldan fazla elde tutulması halinde yüzde 100'lik istisnada bir değişiklik olmadığını da ifade etti.

Beyannameli vergilemeyi genişletiyoruz

Bakan Şimşek, eşik değer uygulması sorusu üzerine de beyannameli vergilemeyi genişlettiklerini vurgulayarak, "Birden fazla kaynaktan gelir elde edip, elde ettiği gelirlerin toplamı 160 bin liranın üzerinde olan ki bunu kanuna koyuyoruz, bundan sora beyannameye tabi olacak ve bütün gelirleri üzerinden vergilendirilecek. Bugün itibariyle ücretlliler zaten 80 bin lira ve üzeri gelir elde ediyorsa yüzde 35'lik bir düzenlemeye tabi, bu yeni düzenlemeyle biz bir takım unsurları vergiden indirme imkanı sağlıyoruz. Bu anlamda vatandaşa yönelik önemli bir insiyatif alıyoruz" değerlendirmesin de bulundu. Böylece Gelir Vergisi kanununun 18. maddesinde muaf tutulan meslek grupları bundan sonra belli bir eşikle beyannameye tabi tutulacaklar.

Bakanlar Kurulu'nun söz konusu rakamı 320 bine çıkarma ve 80 bine indirme yetkisinin bulunduğunu hatırlatan Şimşek, ücret geliri elde eden yaklaşık 100 bin kişinin, serbest meslek kazancı elde eden yaklaşık 10 bin kişinin, gayrimenkul sermaye iradı geliri elde eden yaklaşık 15 bin kişinin, diğer kazanç ve irad elde edenlerden yaklaşık bin kişinin 160 bin liralık eşik değere göre beyannameye tabi olacağını söyledi.

Mevcut durumda her gelir için ayrı ayrı yüzde 15-35 tarifesine göre vergilendirmenin söz konusu olduğunu kaydeden Şimşek, "Bundan sonra toplam gelirler üzerinden yüzde 15-35 arası bir vergilendirme söz konusu olacak" diye konuştu.

Şimşek ayrıca, Bakanlar Kurulu'nun 160 bin lira olan eşiği 2 katına çıkarması durumunda beyanname vereceklerin sayısının 3'te 1'ine düşüreceğini, yarısına düşürmesi durumunda da beyanname vereceklerin sayısının 3 katına çıkacağını sözlerine ekledi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, çapraz denetime ilişkin, servet veya diğer bir takım düzenlemelere ilişkin kaygıların olduğunu hatırlatarak, "Altını çiziyorum, bu tasarıda bu çerçevede bir düzenleme yoktur" dedi.

Bir gazetecinin, "2023 hedefleriniz var mı?" sorusu üzerine Şimşek, elbette hedeflerinin olduğunu söyledi. Maliye Bakanlığı olarak kendilerini sürekli yenilediklerini ve değişen dünya şartlarına uyum sağladıklarını vurgulayan Şimşek, "Bir kere bizden kaynaklı gri alanlar kalmayacak. Biz vergide öngörülebilirliği artıracağız, bu çok önemli" diye konuştu.

Kayıtdışılıkla mücadele konusunda da son derece iddialı olduklarının altını çizen Şimşek, son 10 yılda kayıtdışı istihdamın yüzde 52'den yüzde 36'ya düştüğünü, kayıtdışı ekonominin milli gelire oranının ise yüzde 32'ler civarından yüzde 26,5'e kadar düştüğünü ifade etti. Şimşek, "Şimdi bizim hedefimiz, önümüzdeki 3-5 yılda Avrupa Birliği (AB) ortalamasına yakınsamak bu yüzde 18,5 ama 2023'te AB üyeleri arasında en düşük kayıtdışı ekonomi büyüklüğü olan ülkeler arasına girebilmektir. Bu da yüzde 15'lerin altına çekmek şeklinde tanımlanabilir. Tabiki bu süreçten en çok dar gelirli faydalanacak."

"Meclis kapanmadan yasayı yetiştirmeyi planlıyoruz"

Tasarının kanunlaşmasına yönelik bir soru üzerine de Şimşek, Haziran ayı içinde alt ve üst komisyonlar çalışmalarını bitirirse, ondan sonra da Meclis kapanmadan yasayı yetiştirmeyi planladıklarını söyledi. Bunun bir temenni olduğunu dile getiren Şimşek, takdirin elbette Mecliste olduğunu ifade etti.

CEO'ların aldığı ödemelere ilişkin soruyu da Şimşek, "CEO'ların ikramiyeleri, yan ödemeleri vs, bunların hepsi düzenleniyor ama ücret niteliğindeyse ki çoğu o şekildedir. Tabiki artan oranlı bir Gelir Vergisi'ne tabi olacaktır" şeklinde yanıtladı.

"Kayıtdışı azaldıkça vergi geliri artacak"

Kayıtdışılığı azalttıkları ölçüde, vergi oranlarını artırmadan doğrudan vergi gelirlerinin artacağına işaret eden Şimşek, şöyle devam etti:

"Bu da vergide adaleti sağlamamıza imkan sağlayacak. Mali imkanlar arttıkça, geçmişte gördünüz, dolaylı vergilerde indirime gittik. Bugün Avrupa'da eğitimde KDV oranları yüzde 20-25 arası, sağlıkta ve giyimde de aynı şekilde. Bunlar çok temel konular. Bu alanlarda hükümetimiz, imkanlar arttığı zaman KDV oranlarını yüzde 18'den yüzde 8'e çekmiştir. Gıdada yüzde 1'e çekmiştir. Dolayısıyla mali imkan, manevra alanımız arttıkça bunu çalışan lehine, dar gelirli lehine kullanma konusunda iddialıyız. Geçmişte yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz."

Tasarıdaki vergi istisnalarına da değinen Şimşek, özel düzenleme yapılmamış herkesin genel düzenlemeye tabi olduğunu bildirdi.

"İlave gelirden çok reforma gitmeyi amaçlıyoruz"

"Gelirlerde bir artış öngörüyor musunuz?" sorusunu da Şimşek, "Burada ilave gelir elde etmekten çok, sistem anlamında bir reforma gitmeyi amaçlıyoruz. Sonra zaman içinde bu, kayıtdışılıkla mücadele anlamında elimizi güçlendirdiği oranda eminim gelirlerimize de yansıyacak" diye cevapladı.

Mükellef sayısında bir artışın zaten olduğunu belirten Şimşek, kira gelirlerinin vergilendirilmesi konusunda, vergi oranlarını değiştirmeden, idarenin etkinliğini artırarak, hem mükellef sayısını hem de geliri artırdıklarını söyledi.

"Tarım kesimini destekleyeceğiz"

Bakan Şimşek, tasarıdaki tarımsal teşviklere ilişkin bir soru üzerine de buradaki düzenlemelerin genel anlamda ölçek büyütmeyi cezalandıran değil, teşvik eden ve vergi fedakarlığı içeren düzenlemeler olduğunu bildirdi. Şimşek, "Vergiden feragatte bulunarak tarım kesimini, çiftçilerimizi, tarımsal işletmeleri bu anlamda destekleyeceğiz ve bu, istihdamı da desteklemiş olacak" dedi.

"Bu haksız bir kazanç, adaletsiz bir uygulama"

Yönetim Kurulu üyelerine yapılan ödemelere ilişkin yapılan düzenlemelere ilişkin de bilgi veren Şimşek, şunları kaydetti:

"Biz sadece yönetim kurulu üyelerine ilişkin bir düzenleme yapıyoruz. Türkiye'de maalesef bu konu istismar ediliyor. Yönetim kurulu üyesi olarak görülüyor, herhangi bir ücret verilmemiş gibi gösteriliyor ama sonra çok ciddi kardan pay verildi diyor. Bu haksız bir kazanç, adaletsiz bir uygulama. Şimdi diyoruz ki, yönetim kurulu üyelerinin bir ortaklık payı varsa, onunla orantılı olarak temettü alabilir ve mevcut düzenlemeye tabidir ama ortaklık payından bağımsız, ilave ödeme söz konusuysa, bu aslında ücrettir diyoruz ve bundan sonra da bunları ücret olarak değerlendireceğiz."

"Çapraz denetime ilişkin bir düzenleme yok"

Vergi güvenliğine ilişkin bir soruyu da Şimşek, şöyle yanıtladı:

"Herhangi bir götürü veya başka anlamda bir tanımla bir vergilemeye gitmiyoruz. Bu konuda bir takım kaygılar vardı. Çapraz denetime ilişkin, servet veya diğer bir takım düzenlemelere ilişkin kaygılar vardı. Altını çiziyorum, bu tasarıda bu çerçevede bir düzenleme yoktur. Tabi gerçek gider sistemi gibi bir takım uygulamalarımız, vergi güvenliğini artıracak düzenlemelerdir. Benim vergi güvenliğinden kastettiğim konu oydu. İşin o tarafı belki arzuladığımız kadar güçlü olmayabilir ama bunların hepsi tabii ki, biz mükemmeliyet iddiasında değiliz. Bu, çok ciddi ve çok önemli bir tasarı. Reform niteliğinde birçok özelliği olan bir tasarı. Olaya o şekilde bakmakta fayda var.

Bir hususta, Anglosakson ülkelerindeki gibi bir uygulamaya geçmiyoruz diye, bu reform olmaktan çıkmaz, bunun altını çizmek istiyorum." (Vatan)

İçki fiyatları ikiye katlanacak

Ak Parti’nin teklifiyle gelen ve dün gece muhalefetin tüm itirazlarına rağmen Genel Kurul’da kabul edilen yasanın 22.00'den sonra bakkal, büfe gibi yerlerde kapalı içki satışını yasaklayan düzenlemenin, alkolün satışını karaborsaya düşürüp, fiyatları ikiye katlayacağı ileri sürüldü.

Yasanın yürürlüğe girmesinde son sözü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül söyleyecek. Gül, yasayı onaylarsa Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek. Ya da yeniden görüşülmek üzere Meclis’e iade edecek.

4250 Sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nda başta olmak üzere bazı kanunlarda değişiklik yapan torba yasa dün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edildi. En çok tartışma ise saat 22.00'den sonra bakkal, büfe gibi yerlerde satışın saat 06.00'ya kadar yasaklanması oluşturdu. Sektör yetkilileri, yasakla birlikte saat 22.00'den sonra satışın el altından yapılma ve fiyatların ikiye katlanması ihtimaline dikkat çektiler.

Hemen hemen tüm maddeleri yoruma açık olan yasadaki dershane kavramının dil kurslarını, dans kurslarını, kamu personel sınavı hazırlık kursları gibi kursları kapsayıp kapsamadığı; örgün eğitim kurumları, dershaneler, ibadethanelere 100 metre yasağının; alkol satış ruhsatı olan restoran, bar, bakkal, cafe gibi yere 100 metre mesafede eğitim kurumu açmak isteyenler için de geçerli olup olmayacağı yoruma açık kaldı. Yine açık alanlarda yapılan piknik, düğün, kutlama gibi eğlencelerde alkol tüketiminin mümkün olup olmayacağı da anlaşılamazken; bu konu da kanunun uygulama yönetmeliğine bırakılmış oldu.
(AYSEL ALP/ANKARA/HÜRRİYET)
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Ekonomi THA - All Rights Reserved
Template Modify by Creating Website
Proudly powered by Blogger